2007 Kazı Evi Çalışmaları

2007 YILI KAZI EVİ ÇALIŞMALARI

Tripolis antik kenti 2007 yılı çalışmalarının ikinci bölümü kazı evi çalışmalarıdır. Kazı evinde yapılan çalışmalar öncelikle arazi çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan buluntuların dijital ortama geçirilmesi, bazı eserlerin temizlenmesi ve restore edilmesidir.

Arazi çalışmalarının başlamasıyla paralel olarak aynı zamanda kazı evinde de çalışmalara başlanmıştır. Yüzey araştırmalarına başlanmasıyla ekipler oluşturulmuş ve ekiplerin arazide elde ettiği bilgileri dijital ortama geçirmeleri için sistemler kurulmuştur. Bu sistemler içerisinde dijital fotoğraf makinası, el GPS’i, dijital metre ve bilgisayar bulunmaktadır. Ekipler arazide elde ettikleri yazılı ve görsel bilgileri bilgisayarlara aktarmaktadır. Bu bilgiler bilgisayarlarda hazırlanmış olan ve tüm ekibin ortak kullandığı kartlara geçirilmekte, bilgilere fotoğraf ve çizimler eklenmiştir. Bu amaçla bilgisayarlarda buluntu, sikke ve mezar kartları oluşturulmuştur. Her bir yüzey ekibi veya kazı açma ekibi kendi bilgisayarlarında elde ettiği bilgileri kayda geçirmiştir.

Çalışmaların başlangıcında üç harften oluşan bir kod sistemi oluşturulmuş, her ekip çalışma bölgesi, alanı ya da tabakasıyla bağlantılı olarak bu kod sistemini kullanmıştır. Bu kodlar altındaki tüm buluntuların her biri ayrıca tanımlanarak ve üzerlerine buluntu alanları ve kodları yazılarak tasniflenmiştir. Bu şekilde yüzey araştırmalarında ve devamında kazı alanlarında yapılan her türlü çalışma belgelenmiştir.

Kazı evinde gerçekleştirilen ikinci çalışma ise bazı eserlerin temizlenmesi ve restorasyonunun yapılmasıdır. Kazı ekibi bünyesinde yer alan restorasyon ekibi arazi çalışmaları sırasında ortaya çıkarılmış ve kazı evine getirilmiş olan eserler üzerinde çalışmalara başlamıştır. Kazı sezonu boyunca çok sayıda eserin temizliği ve restorasyonu yapılmış ve bunlardan bazıları envanterlik eserler olarak teşhir edilmek üzere Denizli Müze Müdürlüğü’ne teslim edilmiştir.

Restorasyonu ve temizliği yapılan eserlerin başında çeşme yapısı gelmektedir. Beyaz mermerden yapılmış olan çeşme yapısının uzun süre toprak altında kalmış olması nedeniyle yüzeyinde bazı kararmalar oluşmuştur. Öncelikle bunların temizlenmesi yapılmıştır.

Bu işlemin bitirilmesinden sonra çeşme yapısı ile birlikte aynı alanda bulunmuş olan ve çeşmeye ait olabilecek parçaların ait olabilecekleri yerlere birleştirilmelerine çalışılmıştır. Son olarak birleşen parçaların ait oldukları bölgelere yapıştırılması yapılmıştır.

            Bu işlem iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Önce birbirleriyle birleşen parçalar yapıştırılmış, daha sonra birleştirilmiş olan bu parçaların çeşme yapısında ait oldukları bölgelere konulması yapılmıştır. Bu işlemlerden sonra çeşmeye ait olan ancak herhangi bir nedenle kırılmış olan bazı parçalar yeniden yerine yapıştırılmıştır. Çeşme yapısının kazı çalışmalarındaki buluntu durumu bu yapının orijinal bulunduğu yerden öne doğru düştüğünü göstermektedir.

Restorasyonu yapılan diğer eserler ise ayak ve bel bölümünün ayrı olarak ele geçtiği torso, yine iki parça halinde ele geçen yazıt ve bazı pişmiş toprak kaplardır. Torso Roma Caddesi Batı açması içerisinden ayak ve bel bölümü halinde ele geçmiştir.

Bu torsunun üst bölümü olması kuvvetle muhtemel olan bir gövde 1992 yılında Denizli Müze Müdürlüğü uzmanlarınca yapılmış olan kazılarda ele geçmiştir. Bugün Denizli Müzesinde korunan bu gövde ile bizim bulduğumuz ve birleştirdiğimiz ayak ve bel bölümünün üst ölçüleri tutmaktadır.

Roma Caddesi Batı açması içerisinden ele geçen ve iki parça halinde korunmuş olan bir yazıt parçası da restore edilmiş olan eserler arasındadır

Bu iki parça ilk ele geçirildiğinde tamamen farklı renklere sahipti ve aynı yazıtın iki ayrı parçası olması muhtemel görünmüyordu. Fakat parçaların temizlenmesinden sonra yazıtın yerli traverten taşından yapılmış olması nedeniyle farklı renklere sahip olduğu ve aynı yazıta ait oldukları belirlendi. Bu iki parça restore edilerek birleştirildi.

Restorasyonu yapılan eserler arasında son grup ise pişmiş toprak kaplardır. Kazı çalışmaları sırasında parçalar halinde ele geçen ve aynı kaba ait olanlar restore edilerek birleştirilmişlerdir. Bu şekilde birleştirilen Roma dönemine ait mutfak kapları oldukça dikkat çekicidir. Bu kapların büyük bir bölümü tamamlanmıştır. Bu kaplar eksik kısımlarının tamamlanması ve sağlamlaştırılmasından sonra teşhire uygun duruma geleceklerdir.